KAZDAĞLARI’NDA JEOTERMAL GERİLİMİ: HALK YARGIYA BAŞVURDU

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yıllardır tartışma yaratan sondaj girişimleriyle ilgili çevre örgütleri ve köylüler, şirketin yeni projelerine karşı hukuki mücadeleyi sürdürüyor.

KAZDAĞLARI’NDA JEOTERMAL GERİLİMİ: HALK YARGIYA BAŞVURDU

Kazdağları bölgesinde jeotermal kaynak arama projeleri nedeniyle süren çevre mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde yıllardır tartışma yaratan sondaj girişimleriyle ilgili çevre örgütleri ve köylüler, şirketin yeni projelerine karşı hukuki mücadeleyi sürdürürken, son bilirkişi keşfi sonrası taraflar arasındaki gerilim kamuoyuna da yansıdı.

Çanakkale’nin Ayvacık ilçesine bağlı Korubaşı ve Kulfal köyleri çevresinde planlanan jeotermal kaynak arama projesine karşı açılan davada bilirkişi incelemesinin ardından, bölgedeki çevre örgütleri ve yaşam savunucuları yeni bir açıklama yaptı. Açıklamada, projeyi yürüten şirketin daha önce farklı bölgelerde benzer girişimlerde bulunduğu ve bu projelerin önemli bir bölümünün mahkeme kararlarıyla iptal edildiği hatırlatıldı. Özellikle Erecek ve Yeşilyurt köylerinde açılmak istenen sondaj projelerinde mahkemelerin çevresel riskleri dikkate aldığı vurgulandı.

Bölgedeki dernekler, şirketin “sağlık turizmi” gerekçesiyle sunduğu projelerin gerçekte enerji üretimi amacı taşıdığı iddiasını gündeme taşıdı. Açıklamada, 2 bin metre derinliğe kadar inmesi planlanan sondajların, termal turizm için gerekli sığ su kaynaklarından farklı olduğu ve yüksek sıcaklıkla birlikte ağır metal riski barındırdığı savunuldu. Çevreciler, bu tür projelerin Kuzey Ege’de tarım alanlarını, zeytinlikleri ve su havzalarını tehdit ettiğini belirtti.

Tartışmanın bir diğer boyutu ise yerel basında yayımlanan sert ifadeler oldu. Çevre savunucuları, kendilerine yönelik “ithal eylemci” ve “yatırım düşmanı” gibi suçlamaların hedef gösterme niteliği taşıdığını öne sürerek buna tepki gösterdi. Bölge halkı ve davacı köylüler, mücadelelerinin yatırımlara değil; doğanın, su kaynaklarının ve yaşam alanlarının korunmasına yönelik olduğunu ifade etti.

Öte yandan şirketin yalnızca jeotermal değil, bölgede geniş çaplı turizm projeleriyle de gündeme geldiği belirtiliyor. Daha önce 249 odalı kırsal turizm projesinin mevzuata aykırı bulunarak reddedildiği bilgisi paylaşılırken, çevreciler bu tür büyük ölçekli projelerin “ekoturizm” adı altında kırsal alanlarda yeni yapılaşma baskısı yarattığını savunuyor. Kazdağları’ndaki jeotermal ve turizm yatırımları etrafındaki hukuki süreçlerin önümüzdeki dönemde de bölgenin en sıcak gündemlerinden biri olmaya devam etmesi bekleniyor.

UHA Haber Merkezi - SEZGİN AKKOYUN

EKONOMİ