Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, bu anlamlı törene katılarak göçün acılarını derinden hisseden ve o dönemin canlı tanığı olan soydaşlarla bir araya geldi.
Törende, asimilasyon politikalarına karşı direnen ve hayatını kaybeden soydaşlar saygı ve rahmetle anıldı. Katılımcıların duygu dolu anlar yaşadığı törende bir konuşma gerçekleştiren Başkan Sarıkurt, yaşananların insanlık tarihi için unutulmaması gereken bir direniş hikâyesi olduğunu vurguladı.
"Soydaşlarımızın Bıraktığı Mirasa Sahip Çıkacağız"
Günün anlam ve önemine binaen açıklamalarda bulunan Çorlu Belediye Başkanı Ahmet Sarıkurt, “1989 Bulgaristan Zorunlu Göçü`nün 37. yıl dönümünde, Marmara Balkan Dernekleri Federasyonu tarafından düzenlenen çelenk sunma töreninde hemşehrilerimizle bir araya geldik. 1989`da yaşananlar yalnızca bir göç değil, soydaşlarımızın kimliğini, dilini ve inancını koruma mücadelesiydi. Aradan geçen 37 yıla rağmen o günlerin acısı da gösterilen cesaret ve dayanışma da hafızalarımızdaki yerini koruyor. Soydaşlarımızın yaşadığı acıları unutmadan, bıraktıkları mirasa sahip çıkmaya devam edeceğiz.” dedi.

Çorlu’nun tarih boyunca göç alan da göç veren de bir kent olduğunu kaydeden Başkan Sarıkurt, “Çorlu, Balkanlardan gelen nice ailenin umutlarına, acılarına ve yeniden kurdukları hayallere ev sahipliği yapmıştır. 1989 yılında yaşanan zorunlu göç ise bu uzun tarihin en acı sayfalarından biridir. Çünkü 1989'da yaşananlar yalnızca bir göç değildi. Bulgaristan'da yüzyıllardır yaşayan soydaşlarımızdan isimlerinden, dillerinden, inançlarından ve kimliklerinden vazgeçmeleri istendi. Onlar ise sahip oldukları değerleri inkâr etmek yerine, doğdukları toprakları geride bırakmayı tercih ettiler. Yaklaşık 350 bin insanın çıktığı bu yolculukta, on binlerce soydaşımızın yolu Çorlu'dan geçti. Kimi burada yeni bir hayat kurdu, kimi çocuklarını bu kentte büyüttü. Emekleriyle ürettiler, çalışkanlıklarıyla örnek oldular ve Çorlu'nun ekonomik ve sosyal hayatına önemli katkılar sundular. Bugün Çorlu'nun hikâyesinde, 1989 göçmenlerinin alın teri ve emeği vardır.” diye konuştu.
Başkan Sarıkurt konuşmasını şöyle sürdürdü: “Belki de bu yüzden Çorlu kabristanını gezenler, mezar taşlarında doğum yeri olarak Bulgaristan'ın Razgrad'ını, Şumnu'sunu, Kırcaali'sini, Silistre'sini; ölüm yeri olarak ise Çorlu'yu görürler. Bir anlamda, doğdukları vatan Bulgaristan, son nefeslerini verdikleri vatan ise Türkiye olmuştur. Bizler geçmişi nefret üretmek için değil, hakikati unutmamak için hatırlıyoruz. Çünkü yaşananları doğru biçimde gelecek kuşaklara aktarmak, benzer acıların bir daha yaşanmaması için hepimizin ortak sorumluluğudur. 37 yıl önce yola çıkan, yanlarına umutlarını alıp hayatlarını yeniden kuran tüm soydaşlarımızı saygıyla selamlıyor; aramızdan ayrılanları rahmet ve minnetle anıyorum.”
TEKİRDAĞ (UHA) - UHA HABER MERKEZİ
SON YAZILAR